Sosyal medya kullanıcılarının yıllardır süregelen en büyük şikayetlerinden biri, ne göreceklerine kendilerinin değil, kapalı kapılar ardında çalışan gizemli yazılımların karar vermesidir. Beğendiğiniz bir kedi videosundan sonra haftalarca sadece kedi videolarına maruz kalmak veya hiç ilgilenmediğiniz bir dans akımının sürekli karşınıza çıkması, Instagram deneyimini zaman zaman boğucu hale getirebiliyordu. Kullanıcılar, o gizli “algoritma” üzerinde mutlak bir kontrol talep etse de bu uzun süre bir hayal olarak kaldı. Ancak teknoloji devi Meta, bu katı tutumunu nihayet gevşetmeye başladı ve Instagram’ın kapılarını kullanıcı denetimine araladı.
Şirket, kullanıcıların hangi konuları görmek isteyip hangilerini görmek istemediklerini manuel olarak seçerek Instagram algoritmasını doğrudan değiştirebilecekleri yeni özelliğini duyurdu. Kullanıcıların uzun süredir “özellik istek listesinde” en üst sıralarda yer alan bu yenilik, platformdaki içerik tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirmeye aday görünüyor.
Building your Instagram algorithm “brick by brick” just got easier. Just go to your Reels tab and tap on the top right corner to find your algorithm. There you can modify your interests to make your algo your own. ✨
— Instagram (@instagram) January 13, 2026
(Available to English-speaking users in most countries.) pic.twitter.com/Yzk5aYIjom
“Senin Algoritman” Dönemi Başlıyor
Instagram’ın “Your Algorithm” (Senin Algoritman) adını verdiği bu yeni özellik, şu an için öncelikle Reels videoları üzerinde aktif hale getirildi. Ancak şirketten yapılan açıklamaya göre, burada yapacağınız seçimler sadece Reels akışınızı değil, yakın gelecekte ana akışınızı (Feed) ve Keşfet (Explore) sekmesini de şekillendirecek.
Bu özellik aslında bir gecede ortaya çıkmadı. Instagram CEO’su Adam Mosseri, geçtiğimiz yılın Eylül ayında bu özelliğin sinyallerini vermiş ve test sürecinin başladığını duyurmuştu. Uzun süren beta testlerinin ardından özellik, nihayet son kullanıcıyla buluşmaya başladı.
Instagram Algoritması Nasıl Düzenlenir?
Peki, bu yeni kontrol mekanizması tam olarak nasıl çalışıyor? Instagram, süreci oldukça kullanıcı dostu ve erişilebilir bir arayüzle sunuyor. Algoritmanızı eğitmek ve kişiselleştirmek için yapmanız gerekenler oldukça basit:
- Uygulama içinde herhangi bir Reels videosunu açın.
- Arayüzde, daha önce görmediğiniz, çizgiler ve kalplerden oluşan yeni bir buton göreceksiniz.
- Bu butona tıkladığınızda karşınıza “Your Algorithm” (Senin Algoritman) sayfası açılacak.
Bu sayfada sizi yapay zeka (AI) tarafından özetlenmiş etiketler karşılayacak. Instagram’ın gelişmiş yapay zekası, izlediğiniz içeriği analiz ederek size “Daha fazlasını gör” veya “Daha azını gör” şeklinde seçenekler sunacak. Örneğin, bir yemek tarifi videosu izliyorsanız, sistem size “İtalyan Mutfağı”, “Pratik Tarifler” veya “Tatlılar” gibi alt başlıklar önerecek ve siz de ilginizi çekenleri işaretleyebileceksiniz.
Manuel Giriş ve Anlık Takip
Özellik sadece yapay zekanın sunduğu önerilerle sınırlı değil. Eğer listede aradığınız spesifik bir konu yoksa, “Ekle” (Add) butonunu kullanarak görmek istediğiniz (veya istemediğiniz) konuları manuel olarak sisteme girebiliyorsunuz.
Sayfanın en üst kısmında, Instagram size o an hangi konuları keşfetmekte olduğunuzu da açıkça belirtiyor. Seçtiğiniz konular, Reels arayüzünün sol alt köşesinde, kullanıcı adınızın (handle name) hemen üzerinde görünür hale geliyor. Bu da kullanıcılara, algoritmanın o an neye odaklandığına dair şeffaf bir geri bildirim sağlıyor.

Kademeli Dağıtım ve Dil Desteği
Your Algorithm özelliği, Instagram’ın hizmet verdiği çoğu ülke ve bölgede kullanıcılara sunulmaya başlandı. Ancak şu an için önemli bir kısıtlama bulunuyor: Özellik sadece İngilizce dil desteğiyle çalışıyor. Diğer dillerin ne zaman ekleneceği konusunda henüz net bir takvim paylaşılmasa da, Meta’nın küresel güncellemeleri genellikle kısa sürede yerelleştirdiği biliniyor.
Bu yenilik, Instagram’ın kullanıcılara içerikleri üzerinde daha fazla kontrol verme çabalarının en son halkası. Hatırlanacağı üzere platform, yakın zamanda kullanıcılara algoritmalarını tamamen sıfırlayarak (reset) “taze bir başlangıç” yapma imkanı da tanımıştı. “Senin Algoritman” özelliği, bu sıfırlama işleminin üzerine inşa edilerek, sıfırdan başlayan veya mevcut akışını iyileştirmek isteyen kullanıcılara ince ayar yapma şansı veriyor.
Yasal Baskıların Gölgesinde Bir “İyilik” mi?
Her ne kadar bu özellik kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yönelik bir “jest” gibi görünse de, arka planda Meta’nın yaşadığı yasal sıkıntıların etkisi göz ardı edilemez. Şirket, algoritmik akışlar ve kullanıcı profillemesi nedeniyle özellikle Avrupa’da sık sık yasal otoritelerle karşı karşıya geliyor.
Geçtiğimiz yıl Hollandalı bir gizlilik grubu, Meta’ya dava açarak şirketin kullanıcılara algoritmik akışlardan kalıcı olarak çıkma seçeneği sunmadığını ve bunun bir hak ihlali olduğunu savunmuştu. Benzer şekilde, Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) gibi regülasyonlar, platformları algoritmaların işleyişi konusunda daha şeffaf olmaya ve kullanıcılara “öneri sistemlerini kapatma” hakkı tanımaya zorluyor.
Meta’nın “Your Algorithm” hamlesi, hem kullanıcıların “kontrol bizde olsun” talebine bir yanıt niteliği taşıyor hem de şirketin küresel çapta artan yasal baskılara karşı elini güçlendirmeyi amaçlıyor. Nedeni ne olursa olsun, yıllardır “bizi dinliyor” veya “kafasına göre içerik çıkarıyor” diye eleştirilen o kara kutunun kontrol kumandasının, en azından kısmen de olsa kullanıcının eline geçmesi, sosyal medya deneyimi açısından devrim niteliğinde bir adım olarak değerlendiriliyor.
