Dünya genelinde komplo teorilerini, siyasi çalkantıları ve elitlerin karanlık ağlarını takip eden herkesin gözü kulağı tek bir yerde: Jeffrey Epstein dosyaları. Türkiye’de de sosyal medya gündeminden düşmeyen, sürekli “yeni bir liste açıklandı mı?” sorusuyla takip edilen bu süreç, aslında göründüğünden çok daha karmaşık ve parçalı bir hukuki prosedürle ilerliyor.
Son birkaç aydır ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi, gözden düşmüş finansör ve hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein hakkında son derece halka açık ve geniş kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Ancak bilgi kirliliği o kadar fazla ki, en keskin gözlemciler bile neyin nereden geldiğini takip etmekte zorlanıyor.
Neredeyse her hafta, dünyanın en karanlık suç ağlarından birine dair yeni kayıtlar sızıyor. Peki, şu ana kadar elimizde ne var, kimler ifşa oldu ve daha da önemlisi sırada ne var? İşte kaosun içindeki gerçeklerin detaylı analizi.

Kaosun Kaynağı: Belgeleri Kim Sızdırıyor?
Kamuoyunun ilgisi genellikle Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) elindeki dosyalara odaklanmış olsa da, Gözetim Komitesi’nin soruşturması bunun çok ötesine geçiyor. Komite sadece DOJ’a mahkeme celbi göndermekle kalmadı; aynı zamanda ABD Hazine Bakanlığı, ABD Virgin Adaları Başsavcısı, Jeffrey Epstein’ın Mirası (Estate of Jeffrey Epstein) ve birçok bankaya da resmi yazılar ve celpler gönderdi.
Buradaki kritik detay şu: Bu kurumların bazıları, belgelerin kopyalarını komitedeki hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçilere ayrı ayrı göndermekle yükümlü tutuldu. Bu da siyasilerin, ellerine geçen belgeleri kendi seçtikleri zamanlarda, bazen aynı gün içinde, bazen de mükerrer sayfalarla halka servis etmeleri anlamına geliyor. Formatlar ise tam bir karmaşa; birleştirilmiş ekran görüntülerinden oluşan PDF’lerden, 30.000 sayfalık ham veri içeren Google Drive linklerine kadar her şey var.
“Kayıp” Banka Kayıtları ve Fotoğraf Sızıntısı
Sürecin en çarpıcı kısmı şüphesiz Epstein’ın mirasıyla ilgili belgeler. Geçtiğimiz Ağustos ayında Gözetim Komitesi, Epstein’ın mirasını yönetenlere bir celp gönderdi. Bu hamle, Epstein’ın meşhur “Kara Kaplı Defteri” (Black Book), vasiyeti ve 2007 yılındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair anlaşmanın yayınlanmasını sağladı.
Ancak asıl bomba geçtiğimiz günlerde patladı. Komitedeki Demokratlar, Epstein’ın miras yönetiminden 95.000 adet fotoğraf teslim aldıklarını duyurdu. Şimdilik bunların sadece 19 tanesi yayınlandı ama içerik sarsıcı.
Fotoğraflarda Epstein, aralarında Donald Trump, Bill Clinton ve Steve Bannon gibi dünyanın en güçlü adamlarıyla samimi pozlarda görülüyor. Daha da rahatsız edici olan detay ise fotoğrafların sadece insanları içermemesi. Yayınlanan kareler arasında seks oyuncakları ve ambalajında Donald Trump illüstrasyonları bulunan bir yığın prezervatif de yer alıyor. Ayrıca yüzleri sansürlenmiş birçok kadının fotoğrafı da dosyada mevcut. Demokratlar, ellerindeki diğer fotoğrafları da zamanla yayınlayacaklarının sözünü verdi.

Finansal Boşluklar: Para Nerede?
WIRED’ın yaptığı teknik analiz, komitenin yayınladığı belgelerde ciddi boşluklar olduğunu ortaya çıkardı. Belgelerin sağ alt köşesindeki “Bates Numaraları” (hukuki belgeleri sıralamak için kullanılan kodlama) takip edildiğinde, Epstein’ın mirasından gelen belgelerde atlamalar olduğu görülüyor.
Bir komite yetkilisinin de doğruladığına göre bu “boşluklar”, Epstein’ın banka hesapları, nakit defterleri (cash ledgers), gizlilik sözleşmeleri ve uzlaşma belgelerini içeriyor. Yani Epstein’ın kime ne kadar ödeme yaptığına dair en kritik kanıtlar henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Komite, bankaların ve Hazine’nin işbirliği yaptığını söylese de, finansal kayıtlar hala sır gibi saklanıyor.
19 Aralık Kritik Tarih: Adalet Bakanlığı Dosyaları
Gözler şimdi 19 Aralık 2025 tarihine çevrilmiş durumda. Kongre tarafından kabul edilen Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası (Epstein Files Transparency Act), Adalet Bakanlığı’nın Epstein soruşturması ve kovuşturmasıyla ilgili tüm gizli olmayan kayıtları bu tarihe kadar yayınlamasını zorunlu kılıyor.
Adalet Bakanlığı, Eylül ayında yaklaşık 33.000 sayfalık bir belge yığınını zaten teslim etmişti ancak bunların büyük çoğunluğu daha önce yayınlanmış bilgilerden oluşuyordu. Yeni yasa ise belgelerin “aranabilir ve indirilebilir” bir formatta olmasını şart koşuyor. Ayrıca federal yargıçlar, Florida ve New York’taki büyük jüri tutanaklarının mühürlerinin kaldırılması yönündeki talepleri kabul etti. Bu, daha önce hiç görülmemiş tanık ifadelerinin gün yüzüne çıkması demek.

Bankalar Köşeye Sıkıştı: J.P. Morgan ve Deutsche Bank
Epstein ağının finansal ayağı, cinsel suçlar kadar mide bulandırıcı detaylar barındırıyor. Gözetim Komitesi, Kasım ayında J.P. Morgan ve Deutsche Bank‘a mahkeme celpleri gönderdi. Komite, Epstein’ın bu bankalarda hesapları olduğunu bildiğini açıkça belirtti.
3 Aralık’ta yapılan açıklamaya göre komite, her iki bankadan da kayıtları teslim aldı ve incelemelerin ardından bunları halka açmayı planlıyor. Ayrıca Hazine Bakanlığı’ndan da Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell ile ilgili Şüpheli İşlem Raporları (SARs) talep edildi. Bu raporlar, bankaların kara para aklama veya yasa dışı faaliyet şüphesiyle devlete bildirdiği çok gizli belgelerdir. Senatör Ron Wyden gibi isimler, Hazine’nin bu belgeleri paylaşma konusundaki yavaşlığından şikayetçi olsa da, baskı giderek artıyor.
Buzdağının Görünen Kısmı
Şu ana kadar gördüklerimiz; 19 tane fotoğraf, sansürlenmiş e-postalar ve bilinen mahkeme kayıtları. Ancak önümüzdeki haftalar, özellikle 19 Aralık tarihi ve sonrasında banka kayıtlarının açıklanmasıyla birlikte çok daha hareketli geçecek.
Kayıp nakit defterleri ve banka dökümleri ortaya çıktığında, Epstein’ın sadece kimlerle fotoğraf çektirdiğini değil, kimleri finanse ettiğini veya kimler tarafından finanse edildiğini de göreceğiz. Türkiye’deki izleyiciler için de asıl merak konusu olan “isim listeleri”, muhtemelen bu finansal kayıtların ve büyük jüri tutanaklarının içinde gizli.