Türkiye, küresel teknoloji yarışının en stratejik cephelerinden biri olan kuantum teknolojilerinde tarihi bir eşiği geride bıraktı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Türk savunma sanayiinin öncü kuruluşu ASELSAN arasında, geleceğin hesaplama altyapısını inşa edecek olan “Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi Geliştirilmesi Projesi” için imzalar resmen atıldı.
SSB Kuantum Programı Tanıtımı Toplantısı’nda duyurulan bu dev proje ile Türkiye, kuantum bilgisayar donanımları üretebilen sınırlı sayıdaki ülkeler arasına adını yazdırmaya hazırlanıyor.

4 Yıllık Dev Proje: Kuantum Bilgisayarların Kalbi Yerli Olacak
ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülecek olan ve dört yıl sürmesi planlanan proje kapsamında, kuantum bilgisayarların en kritik bileşenlerinden (adeta kalbi) sayılan Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilecek.
Günümüzde dünya genelindeki teknoloji devlerinin, araştırma merkezlerinin ve kamu destekli devasa programların ana odağında yer alan kuantum teknolojileri, geleceğin en büyük stratejik rekabet alanı olarak görülüyor. Klasik bilgisayarların on yıllar sürebilecek karmaşık hesaplamalarını saniyeler içine sığdırabilen bu sistemlerin “oyun değiştirici” etkisi sayesinde;
- Savunma Sanayii,
- Siber Güvenlik ve Kriptoloji,
- İlaç ve Kimya Sanayii,
- Finans ve Malzeme Bilimi gibi birçok kritik sektörde devrim niteliğinde köklü bir dönüşüm yaşanması bekleniyor.
Milli Projenin Stratejik Hedefleri Neler?
ASELSAN’ın liderliğinde yürütülecek olan bu çalışmalar, sadece bir donanım üretiminden ibaret değil; aynı zamanda Türkiye’nin yüksek teknoloji ekosistemini inşa etme vizyonunu taşıyor. Proje kapsamında belirlenen temel hedefler şu şekilde sıralanıyor:
- Teknolojik Bağımsızlık: Türkiye’nin kuantum donanım alanında tam teknolojik bağımsızlığının sağlanması.
- Dışa Bağımlılığa Son: Kritik kuantum bileşenlerinde yurt dışına olan bağımlılığın kökten azaltılması.
- Ar-Ge ve Yetkinlik Artışı: Yoğun madde fiziği, mikrodalga mühendisliği, elektronik ve kuantum bilgi teorisi gibi ileri bilim alanlarında yetkinlik artışı sağlanarak, araştırma-geliştirme çalışmalarına güçlü bir altyapı kazandırılması.
- Güvenlik Altyapısı: Savunma, iletişim ve bilgi güvenliği alanlarında milli kuantum teknolojileri altyapısının oluşturulması.
- İnsan Kaynağı: Kuantum teknolojileri ekosistemi için ihtiyaç duyulacak nitelikli ve uzman insan kaynağının yetiştirilmesi.

Dev İş Birlikleri ve Kuantum Çip Üretim Evi
ASELSAN, bu zorlu teknolojik yolculukta akademi ve araştırma kurumlarının gücünü de yanına alıyor. Proje kapsamında Türkiye’nin önde gelen kurumlarından Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve TÜBİTAK UME (Ulusal Metroloji Enstitüsü) ile omuz omuza çalışılacak.
Uzun süredir QPU (Kuantum İşlemci Birimi) tasarımlarının yapıldığı projede, gelinen son aşama itibarıyla ASELSAN bünyesinde bu birimlerin seri üretimi için gerekli olan kritik altyapı yatırımları da tamamlanma noktasına ulaştı.

Ahmet Akyol: “Yüksek Teknolojide Ülkemizi Zirveye Taşımaya Kararlıyız”
İmza töreninin ardından projeye ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2021 yılından bu yana kuantum teknolojileri üzerinde çalıştıklarına dikkat çekerek şu önemli ifadeleri kullandı:
“Geleceğin dünyasını şekillendirecek kuantum teknolojilerinde stratejik bir adım daha attık. ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülecek olan Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirme Projesi’nde ilk imzalar atıldı. Proje kapsamında geliştireceğimiz süper iletken işlemci birimlerinin üretimlerini, yatırımlarına tüm hızıyla devam ettiğimiz Türkiye’nin ilk süper iletken üretim evinde gerçekleştireceğiz. Eşzamanlı olarak, kuantum çip üretim evini ASELSAN’da hayata geçirecek yatırımlarımızı sürdürüyoruz.”
Akyol, projeyle birlikte Türkiye’nin gelecekteki teknolojilerde dışa bağımlılığının kırılacağını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Süperiletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirme Projesi ile kuantum bilgisayarların kalbi sayılan kuantum işlemci birimini yerli ve milli olarak tasarlayıp üretecek, geleceğin teknolojilerinde dışa bağımlılığımızı azaltacak ve ülkemize öncü bir Ar-Ge altyapısı kazandıracağız. Değerli paydaşlarımız Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve TÜBİTAK UME ile birlikte yüksek teknolojide ülkemizi zirveye taşımaya kararlıyız.”
Türkiye’nin teknoloji serüveninde bir dönüm noktası olan bu proje, siber güvenlikten savunma sanayiine kadar ülkenin gelecekteki dijital kalkanını tamamen yerli imkanlarla inşa etmesinin önünü açacak.