1. Anasayfa
  2. Giyilebilir Teknoloji

Meta Akıllı Gözlüklere Yüz Tanıma Özelliği Getiriyor

Meta Akıllı Gözlüklere Yüz Tanıma Özelliği Getiriyor

Teknoloji dünyasının devlerinden Meta, geçmişte büyük tartışmalara yol açan ve gizlilik endişeleri nedeniyle geri adım attığı yüz tanıma teknolojisini yeniden masaya yatırıyor. Sosyal medya imparatorluğunu donanım dünyasına taşıma hedefinde olan şirket, bu kez teknolojiyi doğrudan kullanıcıların yüzüne, yani akıllı gözlüklere entegre etmeye hazırlanıyor. The New York Times (NYT) tarafından yayınlanan çarpıcı bir rapora göre, Mark Zuckerberg yönetimindeki şirket, bu yıl içinde markalı akıllı gözlük serisine yüz tanıma özellikleri eklemeyi planlıyor. Bu hamle, giyilebilir teknolojide yeni bir çağın kapılarını aralarken, etik ve mahremiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Kod Adı: “Name Tag”

NYT’nin şirketin planları hakkında bilgi sahibi olan dört isimsiz kaynağa dayandırdığı habere göre, Meta içinde bu özellik “Name Tag” (Yaka Kartı) kod adıyla geliştiriliyor. Özelliğin temel işlevi, Meta destekli Oakley veya Ray-Ban akıllı gözlüklerini takan kullanıcıların, çevrelerindeki insanları otomatik olarak tanımasını sağlamak. Gözlükteki kameralar ve entegre yapay zeka (AI) algoritmaları sayesinde, kullanıcının baktığı kişinin kimliği tespit edilecek ve o kişi hakkında çeşitli bilgiler gözlük ekranına veya sesli asistan aracılığıyla kullanıcıya iletilecek.

Bu teknoloji, bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi görünse de, beraberinde getirdiği riskler “Black Mirror” senaryolarını aratmıyor. İnsanların rızası olmadan yüzlerinin taranması, kimliklerinin ifşa edilmesi ve haklarında anlık bilgi toplanması, mahremiyet savunucularının en büyük kabuslarından biri. İddialara göre Meta, tam da bu “devasa gizlilik ve etik riskler” nedeniyle geçtiğimiz yıl görme engelliler için düzenlenen bir konferansta Name Tag özelliğini tanıtmaktan çekindi. Hatta şirketin, 2023 yılında piyasaya sürülen akıllı gözlüklerin ilk versiyonuna bu özelliği eklemeyi planladığı ancak son anda rafa kaldırdığı belirtiliyor.

Zamanlama Manidar: “Politik Karmaşadan Faydalanmak”

Raporun en dikkat çekici ve tartışma yaratacak kısımlarından biri, Meta’nın Reality Labs departmanına ait olduğu iddia edilen bir iç yazışma. NYT tarafından görüldüğü belirtilen bu notta, şirketin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki mevcut siyasi istikrarsızlığı, bu tartışmalı teknolojiyi piyasaya sürmek için bir “fırsat” olarak gördüğü ifade ediliyor.

Söz konusu notta şu ifadelerin yer aldığı iddia ediliyor: “Birçok sivil toplum kuruluşunun kaynaklarını başka endişelere odaklayacağı ve dinamik bir siyasi ortamın olduğu bir dönemde lansman yapacağız. Bu grupların normal şartlarda bize saldırmasını beklerdik.” Bu strateji, teknoloji devinin sivil toplum tepkisini minimize etmek için toplumsal gündemin yoğunluğunu ve karmaşasını bir kalkan olarak kullanmayı planladığını gösteriyor.

meta gozluk yuz tanima2

Rekabet Kızışıyor: Hedef OpenAI

Meta’nın bu riskli adımı atmasının arkasındaki en büyük motivasyonlardan biri ise şüphesiz artan rekabet. Akıllı gözlük pazarının önümüzdeki yıllarda çok daha rekabetçi bir hale gelmesi bekleniyor. Özellikle OpenAI gibi yapay zeka devlerinin donanım pazarına yönelik potansiyel hamleleri ve mevcut ürünlerin yeteneklerini artırması, Meta’yı elini çabuk tutmaya zorluyor. Şirket, yüz tanıma özelliğinin rakiplerine karşı kendisine belirleyici bir üstünlük sağlayacağına inanıyor.

Sistem Nasıl Çalışacak?

Peki, bu sistem pratikte nasıl işleyecek? Herkes sokakta yürürken birbirinin kim olduğunu görebilecek mi? NYT kaynaklarına göre, Meta şu an için “evrensel yüz tanıma” (yani sokaktan geçen herhangi bir yabancının kimliğini tespit etme) gibi bir işlevi mümkün görmüyor veya tercih etmiyor. Bunun yerine şirket farklı seçenekleri değerlendiriyor:

  • Bağlantılı Kişiler: Gözlük, yalnızca kullanıcının halihazırda Meta uygulamaları (Facebook, Instagram vb.) üzerinden bağlantıda olduğu kişileri tanıyabilir.
  • Halka Açık Profiller: Bir diğer senaryoda ise sistem, herkese açık (public) Instagram hesaplarından elde edilen bilgileri görüntüleyebilir.

Ancak her iki durumda da, bir kişinin yüzünü tarayıp onun hakkında dijital ayak izlerinden bilgi toplamak, kişisel verilerin korunması kanunları ve etik normlar açısından gri bir alanda yer alıyor.

Meta’nın Yüz Tanıma ile Çalkantılı Geçmişi

Meta (o zamanki adıyla Facebook), 2021 yılında, fotoğraflardaki kişileri otomatik olarak etiketlemek için kullanılan “Yüz Tanıma” sistemini kapattığını duyurmuştu. Bu karar, dünya genelinde artan gizlilik endişeleri ve halkın tepkisi üzerine alınmış, şirket milyarlarca kullanıcının yüz tarama şablonunu sildiğini açıklamıştı.

Ancak teknoloji devi, bu teknolojiden tamamen vazgeçmedi. Aradan geçen üç yılın ardından, yüz tanıma teknolojisi geri döndü; ancak bu kez farklı bir kılıfla. Şirket, ünlülerin ve kamuya mal olmuş kişilerin yüzlerini kullanan dolandırıcılık reklamlarını tespit etmek amacıyla bu aracı Facebook ve Instagram‘a yeniden entegre etti. Geçtiğimiz yıl bu özellik ABD dışına da taşınarak İngiltere, Avrupa ve Güney Kore’deki kullanıcıların hesap güvenliği için kullanıma sunuldu. Şimdi ise bu teknolojinin, güvenlik duvarlarının ötesine geçip, günlük yaşamın bir parçası olan gözlüklere entegre edilmesi, tartışmaların fitilini yeniden ateşleyecek gibi görünüyor.

Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir